|
Bodrum - Ortakent
Ortakent-Yahşi, Bodrum yarımadasının
batısında kalan, eski köy özelliğini koruyabilmiş
yeşilliklerin arasından uzanan ince yollarla denize
inilen bir beldedir. Bodrum şehir
merkezine yaklaşık karadan 7 km, denizden 3 mil
uzaklıktadır. Bodrum şehir merkezindeki otobüs
terminaline indiğinizde, Ortakent-Yahş dolmuşlarıyla
beldeye ulaşım 5 dakika sürmektedir. Ortakent
ve Yahşi bölgelerini Uludere adıyla anılan akarsu
ikiye bölmektedir. Bölgede eskiden olduğu gibi tarım,
hayvancılık ve narenciye ile uğraşılmaktadır. Halen
bozulmamış köy dokusu, mandalina bahçeleri ve mavi
bayraklı deniziyle ziyaretçilerine ev sahipliği
yapmaktadır. Köy içine doğru girdiğinizde, geçen
yüzyıldan kalma eski taş evler ve tepedeki eski
değirmenler gözünüze ilk çarpacak özelliklerden
birkaçıdır.
Ayrıca geçmişten kalan pek çok gelenek olduğu gibi devam
ettirilmektedir; bunlardan en önemlisi düğünlerdir.
Düğünlerde kına gecesinde, gelinlere eskiden kalan ve
antik değere sahip olan "Devran(Bindallı)" adı verilen
kırmızı kadife üzerine simlerle işlenmiş ve her
işlemenin farklı bir anlamı olan gelinlikler giydirilir.
Bölgede, gene eskiden kalan geleneklerden olan, "Deve
Güreşleri" düzenlenmektedir. Son 30 yıldan bu yana
Bodrum yarımadasıyla beraber Ortakent,
turizmde de gelişme göstermiştir. Ortakent ve
Yahşi Beldesi'nin sahil şeridinde büyük küçük pek
çok otel yılın 6 ayı kaliteli hizmet vermektedir.
Yabancı turistlerin yanı sıra bölgenin büyük bir yerli
turist potansiyeli vardır. Her yıl ülkemizin başlıca
büyük şehirlerinden gelen insanlar, hem eğlenebilmek hem
de şehir merkezinin gürültüsünden uzakta dinlenebilmek
için Ortakent-Yahşi Beldesi'ni tercih
etmektedirler. Deniz tarafında bölgenin tam karşısında
yer alan "Çelebi Adası" pek çok günlük gezi teknesinin
uğradığı bir adadır. Bölgenin uzun ve geniş bir koy
olmasından ve rüzgarı çok iyi almasından dolayı, sörf,
optimist, katamaran gibi yelken sporları için
elverişlidir. Bunun yanında jet-ski, parasailing gibi
pek çok su sporu da yapılmaktadır. Ayrıca ülkenin en
büyük alışveriş merkezlerinden biri de bu bölge
sınırları içinde yer almaktadır.
Bölgenin en batısında yer alan şimdilerde "Camel Beach"
adıyla anılan fakat eskilerin "Kargı Koyu" diye bildiği,
sanki sonsuz bir kumsalmışcasına uzanan doğal bir plajı
vardır. "Camel Beach", adını eskiden beri kumsalda yatan
ve otlayan develerden almıştır. Bu develer yerli ve
yabancı pek çok ziyaretçinin ilgi odağı olmuştur. Ayrıca
plajın kumlarında dünyanın pek az yerinde
görebileceğiniz "zambakları" görebilirsiniz.
Bu plaja günlük tur tekneleriyle ulaşabileceğiniz gibi
dolmuşlarla da ulaşmak mümkündür.
1963-64 yıllarında yapılan arkeolojik kazılardan
anlaşıldığı kadarıyla bölge tarihi, "Miken" dönemine
kadar giden eski bir yerleşim alanıdır. Ortakent
merkezin 1 km. kadar kuzeyinde ortaya çıkarılan nekropol
alanı mezarlarından ele geçen, çanak-çömlek, bronz silah
gibi eserler bugün Bodrum Sualtı Arkeoloji
müzesinde korunmaktadır. Roma ve Bizans çağının
kalıntılarını taşıyan bölgenin Osmanlı döneminde de
önemli bir yerleşim birimi olduğu Mezartaşı
yazıtlarından anlaşılmaktadır. Antik çağda dini bir
merkez olan Telmesos (Telmissus)‘ta kahin rahiplerin
atası "Apollon" adına bir tapınak yapıldığı, Bizans
döneminde bu tapınağın üzerinde piskoposluk merkezi
olarak bir kilise inşa edildiği sanılmaktadır. Çakmaklı
mevkiinde görülen kalıntının baş rahip Episkopis ‘in
oturmuş olduğu kiliseye ait olduğu düşünülmektedir.
1523‘te Osmanlı padişahı Kanuni Sultan Süleyman, St.
Petrum (Bodrum)‘u aldığında, Episkopi kendiliğinden
teslim olmuştur. Rivayete göre Sultan Süleyman bölgeyi
ziyarete gelmiş; "Bağarası" denen mevkide, yöreye ismi
verilmiş olan Rahip Episkopis‘in diktirmiş olduğu misket
üzümlerinin kokusunu duyduğunda, "Mis gibi kokuyor,
buranın adı Misgibi olsun" demiştir. Zamanla yöre bu
ismiyle anılmıştır. İlk ismi "Episkopi" olan bölgenin
halk dilinde "Müsgebi" olarak söylenişi 1961 yılana
kadar sürmüş , bu tarihten sonra Bodrum-Turgutreis
karayolunun tam ortasından geçmesi nedeniyle "Ortakent"
olarak anılmaya başlanmıştır.Bölgede, 17. yüzyılda
savunma amaçlı olarak yapılmış kulelerden ikisi halen
ayaktadır. Bunlardan biri Mustafa Paşa‘ya diğeri kardeşi
Ahmet Paşa‘ya aittir.
Yarımadada güneşin en güzel battığı yerlerden biri,
Ortakent Yahşi‘dir. Serin bir yaz akşamında yüzünüzü
denize dönüp ufka doğru baktığınızda, dünyanın en güzel
renklerini bir arada göreceksiniz. Dolunayın çıktığı
gecelerde denize bir adım uzaklıktaki restoranlarda,
gecenin tadına, bir bardak şarapta ya da dostlarınızla
bir yemekte varabilirsiniz.
Bazı geceler bölgenin geleneksel ahşap tekneleriyle
denizin ortasında dolunayın keyfini çıkarabilir aynı
zamanda denizden kıyıya baktığınızda otellerin ve
restoranların denizde sallanan ışıklarını
seyredebilirsiniz.
Bu da unutamayacağınız bir tatilin silinmez izleri
olarak belleğinizde daima kalacaktır.
Bodrum - Ortakent Otelleri
- Club Sardunya & Club Petunya
- Lighthouse De Luxe Resort & SPA Bodrum
- Satsuma Suites
- Viras Otel
- Yılmaz Otel
- Amfora Hotel
- Abc Otel
- Açelya Otel
- Altınkaya Otel
- Harem Otel
- Ilgın Otel
- Kaktüs Otel
- Meltem Otel
- Oğuzhan Otel
- Parıltı Otel
- Turan Otel
Bodrum - Ortakent Mekanlar
- Köşem Restaurant
- Güzel Restaurant
- Viras Restaurant
- Angel Restaurant & Bar |